Chiang Mai Festivali, Altın Üçgen ve Laos sınırı. | Seyyah Notları..

Chiang Mai Festivali, Altın Üçgen ve Laos sınırı.

  • 2000-1-1 BENELUX - PARIS

     YoÄŸun ama keyifli bir programdır. Avrupa birliÄŸinin merkezini oluÅŸturan beÅŸ ülkeden geçilen turda güzergâhın kaçırılmaması gereken en önemli bölg...

Sabah uyandığımda umutsuzum. Uzun ama kolay görünen yolu tercih edip ÅŸehirden ayrılıyorum. Yol uzun ama en azından buranın meÅŸhur 1864 virajını geçmeyeceÄŸim. Ufak bir motorla gittiÄŸim için beni çok yıpratıyor bu yol. Sabah sekizde otelden ayrılmış olmama raÄŸmen varmam öÄŸleden sonra beÅŸi buluyor. Chang Mai festivali baÅŸlamış bile. Otele dahi gitmeden nehir kıyısında aracı parkedip festival görüntülerini izliyorum. Daha sonra da otele eÅŸyalarımı bırakıp tekrardan çıkıyorum ve pazar çarşısını geziyorum.

 

FotoÄŸraf çekmeye çalışırken ilk baÅŸta zorlanmaya baÅŸladım. Bir ay kadar önce aldığım lens zaten arada zorlanıyordu. Bir de üstüne motorda bu kadar sarsılınca tamamen kitleniyor. UÄŸraşıyorum ama olmuyor ve biraz zorlayınca lensten çıkan ses başıma geleni anlatıyor, artık yola kırık lensle devam edeceÄŸim. Her uzun gezide önce telefonu kaybedip sonra lensi kırmayı alışkanlık haline getirdim ne yazık ki. FotoÄŸraf çekilebiliyor zor da olsa ama hem yakınlaÅŸtırma hem de netlik ayarını tek başıma yapmak durumundayım.

 

Tayland hediyelikler konusunda beni biraz hayal kırıklığına uÄŸrattı. Tabi artık herÅŸeyin heryerde bulunmasıının bunda çok fazla etkisi var ama bu kadar sırt çantalının geldiÄŸi bir ülkede en azından farklı tiÅŸört tasarımları olur diye umuyordum. Ancak heryerde karşıma çıkanlar çok klasik hediyelikler. TiÅŸört açısından farklı, güzel tasarımları gördüÄŸüm tek yer Pai oldu ve mekan dekorasyonu için bazı güzel ürünler görmüÅŸtüm Bangkok'ta. Ancak Chiang Mai pazarında güzel ürünler de gördüm. Burası yüzyıllardır Çin'den gelen kervanların uÄŸrak yeri olduÄŸu için pazar geleneÄŸi oluÅŸmuÅŸ ve çok farklı çeÅŸit var. Sırtımda taşımayacak olsam alışveriÅŸle ilgilenebilirdim.

 

Yılın bu dönemi Kuzey Tayland'da yaÄŸmur mevsiminin bitiÅŸinin kutlandığı festivaller sahne alıyor. Esasında ülkenin en önemli kutlaması bize göre Nisan ayına gelen ve Thai yeni yılının kutlandığı “Songkran” Festivali. Benim seyahatime denk gelen Loi Kratong veya Li Peng diye adlandırılan bu kutlama ise ağırlıkla kuzeyde olmakla beraber tüm Tayland'da nehir kıyılarında da kutlanmaktaymış. 15. yüzyıla kadar giden bir geçmiÅŸi var. Nehir tanrıçasına bir teÅŸekkür olarak baÅŸlamış ancak günümüzde insanlar kağıtttan yapılmış ve altında ateÅŸ yakılınca gökyüzüne yükselen balonlarla dileklerini dileyip umutlarını gökyüzüne yollamaktalar.

 

Festivalin geçiÅŸ töreni bana İspanya'da “Santa Semana” kutlamalarını hatırlattı. Tabiii ki bana çok daha farklı ve ilginç geldi ortam. Arkasından herkes balonları gökyüzüne uçurarak umutlarını geleceÄŸe taşımaya baÅŸladı. Senenin onikinci dolunayından bir gün önce baÅŸlayan bu festival genelde Ekim ayının sonuna denk geliyor ve üç gün boyunca binlerce balon gökyüzüne yollanıyor.

 

Dolunay dendiÄŸi zaman Tayland'ın en meÅŸhur aktivitesi “Full Moon Party”. Kho Phangan adasında düzenlenen bu parti her seferinde binlerce avrupalı turisti çekmekte. Aylar öncesinden rezervasyonlar yapılıyor ve son günlerde gidip yer bulma ihtimali yok. Esasında benim bu gezime de oturuyordu 2 Kasım'a denk gelen parti ama hedefte Vietnam veya Laos olunca vazgeçtim. Laos vizem oldukça riskli ama gene de son ana kadar ÅŸansımı denemek isteÄŸindeyim.

 

Chiang Mai festivali için iki gece kalıyorum ÅŸehirde ve bu arada elimden geldiÄŸi kadar ÅŸehri kafama oturtuyorum. Yapılması gereken aktiviteler arasında en göze çarpanlardan birisi de Fil gezileri. Esasında ülkenin her yerinde var ama esas yapılması gereken bölge burası. Nedendir bilmiyorum ama benim içimden gelmedi yapmak.

 

Artık Kuzeye hareket zamanı. Laos'a geçmek için Chiang Rai ÅŸehrne gideceÄŸim. Ama hazır o taraflara geçtikten sonra da Altın üçgen diye tabir edilen efsanevi uyuÅŸturucu bölgesini de görmek istiyorum.

 

Altın üçgen, Kuzey Tayland, Burma, Kuzey Laos, Kuzey Vietnam ve hatta Çin'in Yunnan bölgesini kapsayan bir 350.000 kilometrekarelik alan. 1950'li yıllara kadar dünyanın en önemli afyon üretim merkeziymiÅŸ. Özellikle Burma'da üretilen afyon ve morfin et ve eÅŸÅŸeklerin taşıdığı kervanlarla Tayland sınırına getirilir ve oradaki rafinerilerde iÅŸlendikten sonra elde edilen eroin Tayland, Burma Myammar sınırını oluÅŸturan Mekong ırmağı üzerinde hızlı botlarla el deÄŸiÅŸtirdikten sonra Bangkok ÅŸehrinden uluslarası pazarlara dağıtılırmış. En önemli müÅŸteri olan ABD'ye ise Hawaii ve Kaliforniya üzerinden giriÅŸ yaparlarmış.

 

Bölgeye çok ucuza otobüslerle gitmek mümkün. Ben daha detaylı bilgi alabilmek için beni Chiang Rai'de bırakmaları koÅŸuluyla bir tur satın alıyorum. Turun fiyatı tekne turu dahil 23 euro. Bu sefer düzgün bir rehberimiz var. Önce Chiang Rai ÅŸehrinin yakınlarında bulunan Kristal tapınaÄŸa gidiyoruz. Son dönem yapılan tapınaklardan birisi. Kireç ve cam parçaları ile dışı süslendiÄŸi için bu isimle anılıyor. Günümüzdeki Tayland Kralı tarafından yapılmış. Tayland tarihinin en uzun süre tahtta kalan Kralı olan 9. Rama halk tarafından da çok sevilmekte ama veliahtını pek fazla sevmiyorlar. Muhtemelen Kral öldükten sonra ortalık biraz karışacak bu ülkede.

 

Tapınak gezisinin ertesinde ise Mekong ırmağının üç ülke sınırında kesiÅŸtiÄŸi bölgeye geliyoruz ve orada bir tekne turu yapıyoruz. Tur esnasında hem üç ülke sınırını görüp, hem de laos topraklarında bulunan gümrüksüz bölgede bir mola veriliyor. Buraya gelirken tatmak istediÄŸim yiyecek ve içecekler arasında Bangkok'ta dönüÅŸte deneyeceÄŸim çekirge ve Vietnam'da içmeyi düÅŸündüÄŸüm Kobra viskisi vardı. Vietnam zaruri sebeplerden program dışında kaldı ama ÅŸansıma burada ev yapımı viskiyi tadıyorum. Yapılma mantığında fermente edilen içkinin içine Kobra Yılanını atıyorlar. Yılan zehrini salıyor ama içerdeki sıvının etkisiyle zehir özelliÄŸini kaybedip daha çok enerji veren bir içecek haline geliyormuÅŸ. Tadı çok güzel deÄŸil ama buralara gelince içmek lazım.

 

Ada üzerinde hepimizin pasaportuna anı vize damgaları basıyorlar vize için. Aklıma ertesi gün Laos'a gideceÄŸim geliyor. Bangkok'ta vizeden ret yemiÅŸtim. Türk vatandaÅŸları ülkeye kabul edilmiyorlar ÅŸu an için. Ama nedense içimde bir his rahatlıkla gireceÄŸimi söylüyor. Genelde hep son anda çözülür sorunlarım diye oluÅŸtu mıhtemelen bu kendime güvenim.

 

Turun en son durağı Akha köyü. Hala varolan göçeb kültürün son izleri bunlar. Belli bir yaşın üzerindekiler Thaice dahi konuÅŸamıyorlar ama genç nüfus eÄŸitimle sosyal yaÅŸama kazandırılmış. Bir taraftan ülkeye uyum saÄŸlamaları söz konusu diÄŸer taraftan ise yerel kültürleri tamamen yok olacak. Zamanla sonuçlar nasıl olacak merak ediyorum.

 

Rehberimiz Tik beni Hostellerin yoÄŸun olduÄŸu bir bölgede bırakıyor akÅŸamüstü. Etrafta dolaşıp otel seçmey çalışırken biri Amerikalı, diÄŸeri Danimarkalı iki kıza rastlıyorum. Onlar da benim gibi Laos'a geçeceklermiÅŸ ertesi gün. Beraber otel armaya baÅŸlıyoruz ve sırt çantalının ne demek olduÄŸunu daha net anlıyorum. Bana kalsa üçe beÅŸe bakmadan ilk otele yerleÅŸecektim ama kızlar sayesinde aynı otel ÅŸartlarını yarı fiyatına bulluyoruz.

 

AkÅŸam yemeÄŸini de beraber yemeÄŸi teklif ediyorlar Hannah ve Agne. Åžu ana kadar genelde hep sokakta yemiÅŸler. Gezi ortalama bütçeleri 10 euro günlük. Gerçek anlamda sırt çantalı denebilir bu kızlar için. Biri Amerika'da öÄŸretmenlik yapmaktaymış ve burada çokça bulunan uluslarası kuruluÅŸlardan birisiyle anlaşıp dönemsel çalışıp sonra da gezmeyi düÅŸünüyor. Danimarkalı ise klasik Avrupalı gezgin. Danimarka^da sosyal görevli olarak çalışmakta. Burada da budist tapınağında hayatının anlamını aramaya gelmiÅŸ. Beraberce restoran aramaya baÅŸlıyoruz. Sanırım belli bir süre bu kızlarla dolaşırsam muhtemelen kendi başıma bceemeyeceÄŸim bir bütçeyle gezebilirim diye geçiyor aklımdan.

 

Sabah uyanma saatimiz altı. Hemen bir kahvaltı edip Laos sınırına doÄŸru yola çıkıyoruz. Chiang Rai'den sınıra kada 2,5 saatlik bir otobüs yolculuÄŸu var. Tayland sınırını geçtikten sonra ufak teknelerle Mekong ırmağını geçeceÄŸiz ve orada Huay Xai kasabasından iki gün sürecek bir nehir yolculuÄŸuuyla Luang Probang ÅŸehrine varmayı hesaplıyoruz.

 

Esasında stresli olmam lazım. Sınırı geçmek çok riskli ve geçemezsem tüm program mahvolacak. Ama sınırı geçememeyi düÅŸünmüyorum bile. Buraya kadar geldikten sonra bir ÅŸekilde ikna ederim nasılsa diye düÅŸünüyorum. Otobüsler çok rahatsız. 2 saatlik yolculukta her yanım aÄŸrıyor. Tayland sınırını rahat geçiyoruz. Tekneyle karşıya geçtiÄŸimizde herkese vize kağıdını dağıtıyorlar ve dolduruyoruz.

 

Elimde vize kağıdı ve fotoÄŸrafımla vize memuruna gittiÄŸimde ciddi bir ÅŸok yaşıyorum. Adam herkese iki dakikada vizeyi verirken benim pasaportu görür görmez Türkleri almıyoruz diyor. Hayatımda taşıdığım pasaporttan utandığım ender anlardan biri oldu bu. Kızlar ÅŸaÅŸkın ne oldu diye soruyorlar. Diyemem tabi insanlara biz baÅŸka ülkelere maÅŸalık etmek için budist ülkede dinci okul açan bir ülkeyiz diye. Laos'la Türkiye arasında orun varmış diyorum ama anlaşılır olmuyor. Bu kadar mesafe olan iki ülke arasında ne gibi bir sorun olabilir ki. İşin komiÄŸi Hannah Amerikalı ve o çok rahat yaptı geçiÅŸini.

 

Memurları ikna etmek için çok uÄŸraşıyorum. Esasında iÅŸlem yapanlar halime acıdılar ve vermek istiyorlar vizeyi ama müdür nuh diyor peygamber demiyor. Yanına girmeme dahi izin vermeden beni geri yolluyor. Kızlar de beni beklerken gemiyi kaçırıyorlar ve bir gece Huay Xai'de kalmak durumundalar.

 

Bugün benim için çok eÄŸlenceli geçiyor. Kös kös sınırdan geri dönünce yeni derdim Tayland sınırı. Kurallara göre ülkeden çıkış yapınca baÅŸka ülkenin damgası yoksa geri dönemiyorsunuz. Aklıma Tom Hanks'in oynadığı havaalanında yaÅŸayan adam filmi geldi. Gerçi Mekong nehrinde çok kısa sürede zengin olmak mümkün olabilir dün öÄŸrendiklerimden sonra ama ben gene de sınır memurlarına olabilecek tüm güleryüzümü gösteriyorum ve giriÅŸimi ayarlıyorlar.

 

Chiang Kong'a gidiyorum ama 10 dakika önce Chiang Mai otobüsü kalkmış ve baÅŸka araç yok. Gene aynı yoldan Chiang Rai'ye dönüyorum ve oradan otobüsle geri dönmem akÅŸam sekizi buluyor. Otelciler bile ÅŸaÅŸkın. BoÅŸverin diyorum sevmedim Laos'u ben Tayland'ı daha çok seviyorum hep burada kalacağım...

 

Chiang Mai Festivali, Chiang Rai, Golden Triangle
Chiang Mai Festivali, Chiang Rai, Golden Triangle Chiang Mai Festivali, Chiang Rai, Golden Triangle Chiang Mai Festivali, Chiang Rai, Golden Triangle Chiang Mai Festivali, Chiang Rai, Golden Triangle Chiang Mai Festivali, Chiang Rai, Golden Triangle
Galerinin Tüm Resimlerini Görmek İçin Tıklayın!
melez diyor ki;
Selam,"Dünyanın her yerinde olmayan bir türkiye istediği yerde olamaz"demişti fetullah gülen.ama tulga laosa girmesin dememişti.size teselli olurmu bilmem ama bu okullar sayesinde laos ta türkçe konuşuluyormuş,dahada önemlisi laos taki doğu yıldızı kolejinden gelen budist line keokhoum"teşekkür ederim allah ım"demesi ve türkçenin dünya diline dönüşeceği hayali binlerce insanı avutuyorken,üzülmeyin.ABD ye tüm kapılar açık,laos kip,baht dışında birtek dolar kabul ediyor ama günün birinde TL de alabilir buda benim hayalim olsun,bu kadar maşalıktan sonra belki olur.tüm dünya bizim maşa olduğumuzun farkında da bir tek halkımız farkında değil ne yazıkki!!! İnsan mars ta namaz kılmak içinmi yaşar?insan bayrağı gördüğü her tepeye dikmek içinmi yaşar?.....iyi yolculuklar.
07-11-2009

Yorum Yaz

Adınız Soyadınız :
Mail Adresiniz :
Web Siteniz(varsa) :
Mesajınız :

E-Bülten

Buradan tulgaozan.com bültenine kaydınızı yaptırarak sitenin tüm güncellemelerinden haberdar olabilirsiniz.

Ad Soyad :
E- Mail :
   
 
Canlı Yer İmleri